Mahşer-i Cümbüş 16 Eylül 2013 Hatırası

            Bundan önceki Mahşer-i Cümbüş anıları yazımı şöyle bitirmiştim:

Bakalım bir dahaki Mahşer-i Cümbüş buluşmam ne zaman olacak. Ama tek bildiğim bir şey var. Bir daha ki Tekirdağ turnelerini kaçırmayacağım…

            Ve o gün geldi. 16 Eylül 2013 Pazartesi akşamı saat 20:30 da Mahşer-i Cümbüş sezonu Tekirdağ’da açtı. Çok güzel de oldu hani.

            Sevgili Burak Satıbol’un davetlisi olarak Tekirdağ Belediye Merkezi salonunda o gece yerimizi aldık. Ben ve arkadaşlarım. Oyun öncesinde Burak abi yanımıza geldi ve bize hoş geldiniz karşılaması yaptı. Ayak üstü Burak abi ile muhabbet ettim. Sakal bıraktığını görünce nedeni sordum. Kendisi bir proje için bıraktığını söyledi bana. Başka projeler var mı diye sordum. Şu an olmadığını Mahşer-i Cümbüş ile sezona devam edeceğini söyledi. Yazın Düğün Dernek filmini çektiklerini ve Aralık ayında vizyona gireceğini söyledi. Bende kendisine filmin galasına belki gelebileceğimi söyleyince, kendisinin davetlisi olarak gelebileceğimi söyledi. Sonra da oyun için kulise geri döndü Burak abi.

            Burak abi bize en önden yer ayarlamıştı. Biz oyunu beklerken kulis penceresinde Özlem Türay’ı gördüm. O da beni gördü. Beni tanıyıp bana el salladı. Bende ona el salladım. Özlem hanım çok içten ve sıcakkanlı biri. Ekibin diğer üyeleri gibi.

            Oyun başladı ve yazı tura atmak için Ayhan abi seyircilerden demir para istedi. Seyirciler de olayı abartıp sahneyi demir para yağmuruna tuttular. Ayça hanımı vurmaya baya niyetlendiler ama başaramadılar:D

            Mahşer-i Cümbüş’ün performansı yine üst seviyedeydi. Bayağı bir güldük yine. Hatta beraber geldiğimiz bayan arkadaşım sahneye çıkıp Sen Söyle konulu oyunlarında gruba yardımcı oldu. Bir oyunda da Dilek hanım oynarken Özlem hanım ona gülmekten koptu. Kendisini kulise attı:D

            Geceye damga vuran Burak abinin bir oyunda Rapci gibi konuşmasıydı. Doğaçlama Rap yaptı. Bu performans bizleri bayağı güldürdü. İkinci akılda kalan şey ise Özlem Türay’ın bir oyunda kasetçi olması idi. Kasetçiye gelen Ayça hanım “Kına Geceleri 4” isimli kaseti isteyince Özlem Türay’ın ellerinde “Gerdeğim 1“ isimli kaset olduğunu söylemesi salonu resmen koparttı. Diğer oyunlarda da güzel geri dönüşler aldılar ekip olarak.

            Oyun bittiğinde grup üyeleri ile fotoğraf çektirmek için bekledim. Bundan evvel bir türlü Ayça hanım ile tanışamamıştım. Bu sefer onunla da tanıştım. Aşağıda görebileceğiniz fotoğrafta olduğu gibi tüm ekiple hep beraber bir fotoğraf çektirdim. Ne kadar sıcakkanlı insanlar olduklarını bu fotoğraftan anlayabilirsiniz.

 Cümbüş Tekirdağ 16 Eylül Hatırası

Mahşer-i Cümbüş Tekirdağ 16 Eylül Hatırası

            Son bölümde ise sizlere Mahşer-i Cümbüş’ün sahne performansını kendimce yorumlamak istiyorum. Kendilerini yaptıkları bu işe o kadar adıyorlar ki sahnede yerlerde bile sürünmekten geri durmuyorlar. Yani en güzel deyişle “emeklerini ortaya koyuyorlar”. Sonucunda da böyle güzel bir iş ortaya çıkıyor. Hepsinin tiyatroya olan aşkını anlayabiliyorsunuz. Oyun sonunda yaptıkları bir hareket var ki bunu ortaya çıkarıyor. Orta oyuncuların genelde yaptığı bir hareket. Sağ ellerini kalplerinin üzerine koyup seyirci önünde eğilmeleri. Geleneksel Türk Tiyatrosunun olmazsa olmaz bir hareketidir bu. Eğer Mahşer-i Cümbüş’ü izleme şansı bulursanız oyun sonunda bu hareketi yaparken gözlerine bakarsanız ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Hayalhanede ise ellerini kalplerin üstüne koymadan önce öpüp yere vuruyorlar. Nede olsa Hayalhane onların yuvası…    

Bir cevap yazın